Month: June 2010
-
İlk tabaktaki tandırın ağızda ufalanan parçalarını yağlı ekmeklere soğan ve pul biber ile sararak löplöp götürdükten sonra “Tamam doydum artık, hayvanlığın lüzumu yok” diye düşündüm. Fakat daha düşünce cümlem bitmeden ortaya gelen ikinci tabağa saldırdım. Bu sefer daha seçici davranıp dışı biraz sertleşecek kadar iyi pişmiş ama içi hala kırmızıya çalan kahverengi ve sulu parçalardan…