Author: sarapci

  • Karakterler arasında ofisinin önüne kadar getirdiği bisikletini kilitleyen cins adamlar; her şirkette olan komik ve popüler kişiler; ne yaparlarsa yapsalar güzel kalan herkesin aşık olduğu kadınlar; ne yaparlarsa yapsalar paspal kalan kimsenin farketmediği adamlar; popüler kişileri herkes sevdiği için onlardan nefret edenler; başkalarının kuyusunu kazarak yükselen opportunistler; gruptan ayrılmaktan hoşlanmayan konformistler; patron peşindeki yalakalar; kendinden…

  • Bazı yazarlar kara hikayenin tanımını farklı düşündüğünden olsa gerek Zagor veya Conan macerası gibi olsun ve İstanbul’da geçsin diye anlamış; bazısı hikaye dediğin aforizma doludur, mümkün mertebe ukalalık yapayım diye düşünmüş; bazısı araba sürülebilecek, cezaevi olan, otel odalarında turistlerin kaldığı hernangi bir şehirde geçebilecek hikayesini şartları yerine getirmek amacıyla pek de kara olmayan semtlerimize yerleştirmiş;…

  • Tercümanlar kendileri aralarında konuşurken “Savaş sakatı adam arkasındaki üçlem tablosunun anıştırdığı duyguları kafasından silmeye çalışarak karşısındaki kadının pürüzsüz teninin üstündeki parmaklarını tırmanır gibi devindiriyor, temasın yarattığı kösnül hislerin sonucunda kanında belli belirsiz bir devinim hissediyordu” gibi cümleler kuruyorlarsa diyecek birşeyim yok. Ama bu kelimeleri sadece tercümelerinde kullanıyorlarsa bize de yazık değil mi?

  • Konumuza dönecek olursak, favori blogcularımın bazıları (divadeiwob, imge, ludmilla) sarapci.com’u en sevdikleri 7 blog arasında saymışlar. Bu durumda benim de teamüllere uyup kendi seçimlerimi yazmam gerekir. Blogları keşfediş sırama göre ve aktif yazarlardan (seri katil olamayacakları eleyerekten) seçerek aşağıya diziyorum, buyrunuz.

  • Arabamızı parkettik ve kapıya vardığımızda “Restorasyon Nedeni İle Kapalıdır. Close” yazısı ile karşılaştık. Etrafta dert anlatacak kimse de yoktu. Hemen ardımızdan gelen üç adam da bizim gibi kalakaldılar. İçlerinden en yaşlısı sinirlenip Kürtçe bağırmaya başladı. Ortayaşlılardan birisi sonunda bir görevlimsi adam buldu ve Diyarbakır’dan sırf sarayı görmek için geldiklerini anlattı.