Author: sarapci

  • İlk yazıdaki girişten sonra şimdi işin heyecanlı kısmına geldik. Yazıyı okuyanlardan en çok aldığım yorum, “İyi diyorsun Sayın Şarapçı da ben koşunca hemen nefes nefese kalıyorum. N’olcak?” Cevap: Nefes nefese kalmamak için iki şey yapmanız lazım: doğru nabız aralığında koşmak ve doğru nefes almak.

  • Kovboy filmlerini pek sevmesem de elime geçen her türlü kovboy çizgi romanını (Teksas, Tommiks, Tom Braks, Zagor, 1950’lerin Kovboyu Mister No ve tabii ki Red Kit) okumuşumdur o yüzden kitaba müspet bir önyargı ile yaklaşmıştım. Hatta Okuma Cemiyeti’ne çok uygun olduğunu düşünüyordum, lakin cemiyetteki kadın ağırlığından çekindiğim için önermemiştim. Bu bakımdan beni tatmin etse de…

  • Anahtarını kilide soktu, çevirirken içerden annesinin sesi geldi:“Kim o?” Kim olacaktı ki? Eve en son kim gelmişti de her girişinde ayni lafı duyuyuodu? Babacığını kaybettikleri o yaz gününden beri Hafize’den başka kapıyı çalan bile olmamıştı anahtarla açmak bir yana. Cevap vermedi annesine. “Kim o?” dedi tekrar Sirayegül Hanim. “Benim” dedi bu sefer. “Kim olacak, benim.”

  • Arkadaşlarıma koşuya başlama konusunda yardım ederken herkese aynı şeyleri anlattığımı farkettikten sonra ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. En azından burayı okuyan başkaları da tecrübelerimden faydalanır. Ama önce bazı önemli uyarılar: doktor değilim; koşu antrenörü değilim; bu yazıyı kitaplardan, bloglardan ve web sitelerinden öğrendiklerimi kendi üzerimde denedikten sonra bir amme hizmeti olarak yazıyorum.

    Uzun Mesafe Koşu Tavsiyeleri (1/3)
  • Hong Kong ve Singapur’u görmedim, Kanada’yı gördüm ama tahminime göre en başarılı İngiliz sömürgesi Avustralya. Avustalya’nın gelişmesi Amerika Birleşik Devletleri’nin bağımsızlığı sonrasında olmuş. İngilizler Amerika’yı kaptırıp da eskiden Amerika’ya yolladıkları mahkumları yollayacak yer bulamayınca Avustralya gibi büyük bir hapishaneleri olduğu akıllarına gelmiş ve 1750’lerde ilk gemilerle adamları (çoğu adam tabii) Avustralya’ya yollamaya başlamışlar.