Politik Bir Cumartesi

Fetih evet gerçekten de hem bizim için hem de insanlık tarihi için önemli ama kutlamalar yapmak sorumluluğu bende olsa daha çok fetih zamanında İstanbul’un durumu, öncesinde sırasında ve sonrasında olanlar, o zamana kadar yapılamayan işi 19 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet’in nasıl başardığı gibi konulara odaklanırdım. Continue reading Politik Bir Cumartesi

Connecting Rebellion

The program’s format goes like this: first you play a song from say Iron Maiden, let’s suppose you play Hallowed Be Thy Name, a song about a man on his way to the gallows. To proceed to the next song, the DJ has to find a connection to another artist. Let’s also assume that you have a schizophrenic taste of music and you are also fond of Michael Bolton’s How Am I Supposed to Live Without You. This is a song about a man who doesn’t know how he’s supposed to live without her. Continue reading Connecting Rebellion

Protest Music from Gezi Park

In this case when I say Protest Music I mean something else. I’m adding some videos below which are all about the protests but would not be filed under this genre. Maybe it can be said that just like the people, music genres are also uniting to protest against the PM and his government during the Summer of 2013. Continue reading Protest Music from Gezi Park

People’s Republic of Taksim

The Gezi Park was packed, and it looked like a carnival. There were street vendors selling all sorts of food, guitar players with cigarettes in their mouths with the ash almost falling onto their laps, people dancing the halay, voracious readers reading in dim light, a tattoo maker with a sign that said, “Ataturk’s signature tattooed with henna”, more people dancing the halay, people singing songs by Zulfu Livaneli (a popular leftwing singer from the 90’s), people sleeping to get prepared for the long night, occupiers on cleaning duty going around with huge trash bags, a lot of people taking photos and even more people dancing the halay. Continue reading People’s Republic of Taksim

The Teargas Revolution

I can see a growing interest from the rest of the world regarding the anti government (i.e. anti Prime Minister Tayyip Erdoğan) demonstrations in Turkey. But the real perplexing thing for us Turks is that the demonstrations have mobilised a previously numb and apolitical fraction of the society. Continue reading The Teargas Revolution

Istanbul Underground

As we spoke, we walked into a parking lot used by the tourist buses that shuttle tourists in and out of the ancient peninsula. Here were were greeted by a strange parking lot keeper who claimed that he was a nutcase and that was the only way he could stand his job which he detested. Ignoring his remarks that he would charge us a lot more next time we came, we walked into the dusty parking lot towards a hole in the ground hidden behind some parked vehicles. Continue reading Istanbul Underground

Dubliners (Dublinliler), James Joyce

…En ilginci James Joyce’un da aralarında olduğu İrlandalı oryantalistler üstlerindeki İngiliz etkisinden hoşlanmadıkları için İrlandalıların atalarının Doğu Akdeniz’den geldiklerini dolayısıyla İrlanda dilinin ve alfabesinin kökeninin Fenike olduğunu iddia ediyorlar. Hatta James Joyce bir yazısında “Dublin ve Istanbul’un asil ikiz kimliğinden” bahsediyor! Continue reading Dubliners (Dublinliler), James Joyce

Kara İstanbul

Bazı yazarlar kara hikayenin tanımını farklı düşündüğünden olsa gerek Zagor veya Conan macerası gibi olsun ve İstanbul’da geçsin diye anlamış; bazısı hikaye dediğin aforizma doludur, mümkün mertebe ukalalık yapayım diye düşünmüş; bazısı araba sürülebilecek, cezaevi olan, otel odalarında turistlerin kaldığı hernangi bir şehirde geçebilecek hikayesini şartları yerine getirmek amacıyla pek de kara olmayan semtlerimize yerleştirmiş; bazısı madem ölüm ve kadın olacak dublaj film havası da olmalı diye karakterlere “piç kurusu”, “tanrı aşkına” gibi sokakta duymayacağımız lafları ettirmiş; ecnebi bir neo-oryantalist yazar başka ecnebiler için İstanbul’un turistik yerlerinin arasına müslüman katiller koymuş; bazısı ise İstanbul ile ilgiliyse içinde bir rum bir ermeni bir de yahudi bulunmalıdır diye düşündüğünden Temel fıkrası gibi artık pek de görmediğimiz Lozan tanımı gayrimüslüm vatandaşlarımızı kullanmış… Continue reading Kara İstanbul

Şikayetperver Koşucu: Emirgan’da Deniz

Hadi ulan diye O2’yi doldurdum ve o salak kural yüzünden birazdan sarı kartı yiyecek olan gol atmış futbolcuların hızıyla üstümüzü çıkarmaya başladık. Şortlarımızla kaldığımızda terli halimizle akşam esintisi hafif ürpertse de fazla düşünürsek vazgeçeceğimizi bildiğimizden hemen iki üç basamak aşağı indik. Dalgaların vurduğu son basamak buz gibi ve hafif yosunluydu. Rakıcı abilerin en aktif olanı ayağımızı ve kafamızı kırmadan nasıl atlayacağımızı bizzat atlayarak gösterdi (bombalama denilen stilde). Aklıma rahmetli İsmet İnönü her denize girdiğinde yapılan anlam ve önemini ve neden komik olduğunu bir türlü anlayamadığım İsmet Paşa gibi çivileme atlama esprisi geldi. Continue reading Şikayetperver Koşucu: Emirgan’da Deniz