Category: Türkiye

  • Son gün ise artık patlamaya hazır bir volkan kıvamına gelmiş olan Yasemin’in gazabına uğradık ve Berkman sattı, ben tek başıma bu sefer 30,000 kişinin elektriğini sağladığı söylenen meşhur rüzgar türbinlerine doğru gittim. Önce kekik kokuları içinden ilerledim, daha sonra biraz yokuş yukarı çıkarak gene bir korunun içinden rüzgar türbinlerine vardım ve herhalde deli bu der…

  • Ara yollardan koşarken birden yan arsadan tellerin arasından “Ulan sen benim bacımın, kızımın, karımın yanında nasıl böyle şortla koşarsın?” diye havlayan bir köpekten birazcık tırstım. Tam tırıs koşmaya geçmiştim ki bu sefer önümde bir dev çoban köpeği gördüm. Tırıstan da vazgeçtim ve yürümeye başladım. Köpek beni iplemedi, benimle aynı yönde ilerledi ve çok ilginç bir…

  • Balıkçı kılıklı adamlar ellerindeki çapari oltalarının bir kancasını sağ burun deliğime, ötekisini kulağıma, üçüncüsünü gözüme geçirirken öteki ellerinde tuttukları sigaranın külü yere düşmesin (denize silkelenecek) diye oltalarının kurşununu ayağıma dolamaya çalışıyorlar. Bir tanesi oltasına yem takarken 4 metrelik olta sopasını denize dik koyup sonra havaya kaldırıyor, üstünden 1500 metre engelli yarışındaki gibi atlamanız gerekiyor. Ötekisi…

  • Koyun karşı tarafından, Özak Pansiyon/Bar’ın olduğu yerden sanki bir tenör bir arya söylemeye başlıyor. Tenörü de aryayı da bilmiyorum ama tüylerim diken diken oluyor. İnanılmaz bir ses. Bütün koy çınlıyor. Bitirince bir alkış.

  • Muhtarligin onunde kirmizi isikta duran soforun, arkadan korna ile taciz eden genc BMWci ile “El kol hareketleri yapma ulan!!” kavgasini halkla beraber on koltuktan seyrettikten sonra, hic gitmedigim ve merak ettigim Gazebo’ya girdim. Nurcan Aydogan sempatik kimligi ile Ingilterede Otelcilik okuduktan sonra gelip nasil Gazebo’ya basladigini anlatti. Zorluklarini anlatmadi.