Category: DENEMELER / ESSAYS
-
I Nostri Antenati (Atalarımız), Italo Calvino
·
Tercümanlar kendileri aralarında konuşurken "Savaş sakatı adam arkasındaki üçlem tablosunun anıştırdığı duyguları kafasından silmeye çalışarak karşısındaki kadının pürüzsüz teninin üstündeki parmaklarını tırmanır gibi devindiriyor, temasın yarattığı kösnül hislerin sonucunda kanında belli belirsiz bir devinim hissediyordu" gibi cümleler kuruyorlarsa diyecek birşeyim yok. Ama bu kelimeleri sadece tercümelerinde kullanıyorlarsa bize de yazık değil mi?
-
7 Blog Memi
·
Konumuza dönecek olursak, favori blogcularımın bazıları (divadeiwob, imge, ludmilla) sarapci.com'u en sevdikleri 7 blog arasında saymışlar. Bu durumda benim de teamüllere uyup kendi seçimlerimi yazmam gerekir. Blogları keşfediş sırama göre ve aktif yazarlardan (seri katil olamayacakları eleyerekten) seçerek aşağıya diziyorum, buyrunuz.
-
Şikayetperver Koşucu: Emirgan’da Deniz
·
Hadi ulan diye O2'yi doldurdum ve o salak kural yüzünden birazdan sarı kartı yiyecek olan gol atmış futbolcuların hızıyla üstümüzü çıkarmaya başladık. Şortlarımızla kaldığımızda terli halimizle akşam esintisi hafif ürpertse de fazla düşünürsek vazgeçeceğimizi bildiğimizden hemen iki üç basamak aşağı indik. Dalgaların vurduğu son basamak buz gibi ve hafif yosunluydu. Rakıcı abilerin en aktif olanı…
-
Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk
·
Kitabı sevenler özellikle son bölümlerinin çok etkileyici bulduklarını hatta yer yer gözyaşlarına hakim olamadıklarını söylemişlerdi. Ben ise okurken Pamuk'un "eski Türk filmlerinin bildik konularından bir roman yazarım ama öyle bir yazarım ki bir Orhan Pamuk romanı haline gelir" hedefiyle yazdığını düşündüm. Bunda ne kadar başarılı olmuş tartışılır ama hedef biraz megalomanca olmuştu. Megaloman dediysem hatırlatmak…
-
Şikayetperver Koşucu: 30. Avrasya Koşusunda Sıçan Gibi Islanmak
·
Yarışın sonu Gülhane Parkı'nın içinden geçtikten sonra Bab-ı Ali'nin yanındaki yokuştan devam etti. Orada sabah dükkanlarını açmış hediyelik eşyacılar da bayağı eğlenmektelerdi. Tam oralarda önümde 1.85 boylarında, sarı saçları özenle örülmüş bir abla vardı. Şortu da biraz Türk standartlarına göre kısa olduğundan esnafta adeta maçlarda gördüğümüz meksika dalgası gibi hareketlenmeler oluyordu. Erketeye yatmış arkadaşlarından "Bak…
