Category: GEZİLER / TRAVEL

  • Ana cadde uzerindeki ince uzun kaveye girdik. Birsuru adam yesil cuhalarin ustunde okey ve kagit oynamaktalardi. Etraf sigara, cay ve testosteron kokuyordu. Kimsenin mac ile ilgisi olacakmis gibi durmuyordu maalesef. Yere cokmus agir sigara dumaninin yara yara gerilere bos masa arayarak yuruduk.

  • Sonra bu amcalar, Ruslarin Anadolu’ya gelmesinden baslayip, Kahramanmaras’taki Kurt meselesine kadar olan tarihceyi kulagimizin dibinde bagira bagira anlattilar. “Simdi bah, bu Kurtler Maras’in icine sictilar, ondan sonra gitsen danimazin, hani carsida sey vardi ya….” Neyse ki kalkistan 15 dakika sonra turbulansa girdik de amcalar yolculuklarinin gerisini “bismillah…bismillah” diye her sallanista Allah’a siginarak gecirdiler

  • Tuncay’in acaip bir espri anlayisi var, insani basta fazla samimiyet ile itiyor gibi ama, icindeki iyi niyet oyle safca yansiyor ki bazi hareketlerine, ornegin otelde kalan Ingiliz cocuga sarilisina… Oralar avucunun ici gibi ama tarihten sinifta kaliyor, uc bes kliseyi kapmis, cok ilgili, cok merakli ama eðitim eksik elbette. Ingilizce, bol fotografli guzel Cappadoccia kitaplarini…

  • Tepede, büyük bir ağacın altında dört-beş kişi karşımıza çıktı. Tek kelime etmeden bize bakıyorlardı. Biz Ruben’in etrafında bir yarım daire olup onu dinliyorduk. Normalde kıpırdayan her şeyin fotoğrafını çeken Vikram bile hareketsizdi. Biri ağacın altında, biri yanda taştan yapılma iki dev kafanın ortasında Mayalar bir ağaç kütüğünün etrafında sessizce duruyorlardı. Yerde 5-6 tane kocaman puro,…

    Guatemala 2001
  • Duygularima gore arabayi tahimini bir istikamette surdukten sonra yollar iyice daralinca bir koseye parkettik ve dar, arnavut kaldirimi sokaktan yokus yukari yurumeye basladik. Elimizde harita falan olmadigi icin ne yone gittigimizi bilmeden yurumekteydik. Karsimiza golgelik, minik meydanlar; beyaz boyali iki katli binalarla cevrili cicekli sokaklar; dis duvarlarina sanki salon duvariymiscasina cinili tabaklar asilmis evler ve…